Savaşların en büyüğü: hayat 1- Daha dündü elimizden annemizin tutup bizi tay tay diyerek yürüttüğü.Ben dizlerimin üstünde kalkıp koştuğum gün dünyayı kucaklayacağımı sanmıştım.O kadar kolaydı sanki. Üzerinden çok zaman geçti.Hala düşüyoruz parkta oynayan çocuklar gibi.Hala saç saça baş başa kavgalar ediyoruz yetişkin parklarımızda iki-üç bilye için, bir kaç boş köşe kapmak için. [...]
December 24, 2011 / 3 Comments / Read MoreSiz hiç İsmail oldunuz mu? İbrahim ulul azm bir peygamber.Dev adam.Dev kamet.Onun gibisi yeryüzüne zor gelir bir daha.İdeal koca, ufuk insan, yüce şahsiyet. Ben Hz.İbrahimi ilk kez çocukluğumda duyduğum andan beri onu dev gibi iri yarı, aksakallı hayal ederim hep. Ve elinde balta ile putları bir bir kırarken hayal ettim en çok da. [...]
Continue reading …Kalplerimiz bir heybe misali akşama kadar dolup dolup boşalıyor.Aklımız bir su değirmeni gibi geleni geçeni öğütüp, düşünce, icraat, plan, hayal olarak ayrı ayrı bir kenara yığıyor. “Ana rahminden geldik pazara/ 2 metre kefen aldık, gene döndük mezara” sözünü kim söylemişse çok doğru söylemiş. Geldiğimiz bu pazarda kimin ne aldığı ne sattığı, kimin kimi kandırıp, [...]
Continue reading …Mizgin Doru’nun suçu ne? Geçtiğimiz hafta Radikal gazetesinin manşetine taşıdığı bir olay hepimizi derinden sarstı. Daha anne karnında 8 aylıkken öksüz kalan,1 günlük yaşamında gazetelere manşet olan minik bebeğin dramı içimizi kanattı anne babalar olarak. 4 kız evlattan sonra Allah Doru ailesinin dualarını kabul etmişti, erkekti 5. çocuk ve 1.5 ay sonra doğacaktı [...]
Continue reading …Siz de kış geliyor diye sevinenlerden misiniz? Nerden çıktı demeyin, gelen sonbahar, ardı sıra kış. Ben kış çocuğuyum.Mevsimlerin orta yerine beni salsanız ben gider kışa sarılırım bir anne özlemiyle. Bir mevsimden çok daha fazlası kıştadır bence.Tamam, yazmevsimi bereket, tatil şu bu ama kış bambaşka gözümde. Bir kere kar yağıyor, var mı kar gibisi? Gökyüzünden [...]
Continue reading …Bundan aylar önce oğluma bir mektup yazmıştım. Okuyanlar bir baba bunu nasıl yazdı demişti hatta bu yollu yorumlar da almıştım. Nedense toplumda böyle bir yargı var, kadınlar ağlar hep, anneler heyecanla bekler, tüm duygusallık ve incelik taşıyan hisleri onlar yaşar ama babalar acıkmaz, ağlamaz, gülmez, hayattan bir şey beklemez, hatta hiçbir şey bilmez. Hep babalar kavga eder, bağırır çağırır, anne bir köşede el pençe [...]
Continue reading …Bayramda büyüklerimi ziyaret için köyüme gittim.İnsan yaşadıklarını beyninde ayrı ayrı odacıklara depoluor.ben de bazı gördüklerimi ve hissettiklerimi sizlere yazma depomda biriktirdim, süzüp inceltip sizlere sunabilmek için.. Meşhur darb-meselde dendiği gibi yediğim içtiğim bana kalsın, gezdiğimi-gördüğümü paylaşayım.. (Ablam burada olsaydı yediğimiz içtiğimiz kısmını da o yazardı yemek bölümünde, ancak o okyanus ötesinde..) Öncelikle [...]
Continue reading …Sabırla gözledik yolunu. Hem dinimizin emriydi hem de kulluk borcumuz. Dini kültürümüzde 11 ay boyunca beklenen nazlı misafirdi mübarek Ramazan, bekledik geldi, nakış nakış işledik ve gidiyor şimdi. “Nakış nakış işledik” kısmını sizler adına konuştum.. Ömrümün kaçıncı ramazanıydı saymadım, sayamıyorum artık. “Nicelik değil, önemli olan niteliktir” derler ya, niteliği pek istenen gibi olmadı, ancak [...]
Continue reading …Oysa eskiler ticareti peygamber mesleği addetmiş. Doğrusu da o. Efendimiz daha henüz amcasının himayesi altında iken (Canlarımız O’na Kurban olsun. Sav) ticaret kervanları ile Şam’a giderek sonsuzluğa dek sürecek peygamberlik vazifesindeki en önemli noktayı, yani insan tanıma noktasını keşfe çıkmamış mıydı?
Continue reading …İçimizde ne çok şeyi saklıyoruz. geçmiş bütün ayrıntıları ile, gelecek de bütün endişeleri ile içimizdeki bütün odaları tıka basa doldurmuş durumda. İnsan bir hamal. doğdu doğalı yaşanan her şeyi benliğinde taşımakta. Yaratılış yapısı en gelişmiş bilgisayardan bin kez, milyon kez daha gelişmiş olduğu için hiçbir şeyi çıkarıp silip atamıyoruz maalesef. İlk anılarınızı düşünün, ilk duyduğunuz [...]
Continue reading …Hayat bir su gibi akıp gidiyor. Su içindeki saman parçacıkları gibi yaşanılanları da önüne katarak akıp gidiyor. Su, kıvrımlardan, tümseklerden akarken arada hızını kesse de gittikçe çoğalarak okyanuslara doğru yok alıyor. Okyanustan kastım hepimizin bir gün toplanacağı mahşer durağı. Kimimiz için bir sığınak, kimimi için gül gülistanlık, kimimize de karanlık kâbus dolu sonsuz bir [...]
Continue reading …Kalplerimizi yed-i kudretinde evirip çeviren Allah’tır.Bizi renk renk, boy boy, ırk ırk yaratırken kalplerimize de farklı duyguları özene bezene serpiştiren de O’dur. Kimimiz öfkeli, kimimiz kıskanç, kimimiz cömert, kimimiz hesapçıyız baksanıza, insanlar adedince ruhlar var, ruhlar adedince de dünyalar.. “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz” demişler. Aynen öyle, işimize yansıyan şey, içimizdeki duygulardır. Bir anne öfkeyle [...]
Continue reading …Herkes kendi hayat hikâyesinden bilir ki, yaşadığımız süre içinde ne yaşanmışlıkların üzerine perde çekmişizdir. Ne çileli gecelerde sabahlara dek kıvranıp, gün boyu dudaklarımızda sahte gülücüklerle insanlar arasında serseri mayın gibi gezinmişizdir. Ne acıdan dilimiz damağımız kurumuş, ne çaresizlikten “Eyvah! Ben bittim!!” dediğimiz anlar olmuştur… Biri bana imkân verseydi bir uzay aracı gibi süratle ilerleyen hayatımı [...]
Continue reading …Canım oğlum; Bu mektubu 2011 Haziran’ında çok sıcak bir öğleden sonrasında yazıyorum. Oğlum; seni dünyaya getiren anne-baban olarak sadece vesileyiz, nefes aldıran, ayakta durduran seni yaşatan Allah’tır.Biz emanetçiyiz, emanetinde emin kılsın bizi Mevlam. Ben de bir zamanlar senin gibi çocuktum. Belki de çocuk dememe bozulacaksın artık nerdeyse delikanlı oldun, (boyun halanı geçmiş geçen gün yan [...]
Continue reading …Gerçeğin Tuzağına Yakalanmış Hayaller Ben de her Türk genci gibi hayal kurarak büyüdüm.Çocukken bir atım olsun isterdim mesela, beni çok uzaklara taşısın, üstünde şahlanıp her istediğim yere gidebileyim. Bir atım olmadı ama bisikletim oldu. Bisiklete binmeyi saçlarımda dolaşan rüzgârla içime dolan hayata meydan okuyormuş hissi yüzünden sevdim.Ve köy yolundaki rampadan aşağı kendimi salıverdiğimde öyle [...]
Continue reading …İÇİMİZDEKİ SANAL CANAVAR Herkesin dilinde bir internet kapanacak yaygarasıdır dolaşıyor. Nedir ne değildir hiç bakmadan direkt her dedikoduya dalan bir milletiz. Bu konuyu Google ’ye yazdığınızda neredeyse 1 milyon sayfa çıkıyor. Benim anladığım kadarıyla nasıl ki vatandaşa sunulan bankacılık hizmetlerini vatandaş veya banka zarara uğramasın diye sıkı sıkı denetleyen bir BDDK varsa aynen öyle de [...]
Continue reading …Bizi yaratan her şeyi serbest kılmış.Hayatın kurallarını çizmiş ve bizleri bu kurallar içerisinde dilediğinizce yaşayın diyerek göndermiş.Ancak kesinlikle yasakladığı bir şey var ki bugün bu konuyu ele almak istiyorum:Ye’s, yani ümitsizlik. Ümitsizlik bir girdap gibi, dibi karanlık, gövdesi ağır, kokusu yoğun, çekim kuvveti sınırsız bir girdap. Kim ki ümitsizliğe düştü; küfre en yakın olduğu an [...]
Continue reading …Devlet olmanın şartlarından birisi de halkının can, mal ve ırzını korumak, her hangi bir hak ve özgürlük kısıtlamasında da devreye yasama ve yürütme organlarını sokarak vatandaşın huzurunu temin etmektir. Şu sıralar haberleri dinlemeye korkar olduk. Spiker daha ilk cümlede saymaya başlıyor: Bursa’da bacakları kesilen genç kızın kesik bacakları filan yerde bulundu. Üvey annesinin dilim [...]
Continue reading …Daha geçenlerde ölen bir magazin yıldızının ardından bir köşe yazarı demişti: “su testisi su yolunda kırılır.” Sanat camiası denen ortamın sebeb-i hikmetini hiç çözemedim. Ne iş yaparlar, ne icra eder, parayı nerden nasıl kazanırlar? Bir gazetede tanınmış bir bayan yıldız için “saçlarıyla jeep aldı” haberini görünce ilk aklıma gelen analarımız oldu.Analarımız saçlarını eşleri ve çocukları [...]
Continue reading …Siyasetin taşlı-dikenli yollarında 1 asra yaklaşmış hayatının son demlerine kadar ayrılmadan ve yılmadan yürümüş bir siyaset adamını toprağa verdik bu hafta.
Continue reading …